Gerzenin Sesi - İzmariti Yere Atmaya Utandım.
Gerze Haber

Ana Sayfam Yap | Favorilere Ekle | Künye | İletişim | Üyelik | Sondakika Ekle
Ana Sayfa
Güncel
Yerel
Siyaset
Ekonomi
Çevre
Spor
Saglik
Egitim
Video Günlügü
Günün Özeti
Arşiv

Sinop'un Vitrini
Ramazan  Osma
HAYDİ! EL ELE
Sinop'un Vitrini
Fatih  Uysal
Referanduma Sayılı Günler Kala
Sinop'un Vitrini
Fatih  Arslan
SANAT, HOŞGÖRÜDÜR; FARKLILIKLARIN ÇİMENTOSUDUR
Sinop'un Vitrini
Hikmet  Gülgönül
bir pırıltı var hala
Sinop'un Vitrini
Celal  Özgür
GÖZLER BAHARI SÜZERKEN
Yorumlananlar

GERZELİ’NİN KARARSIZLIĞI

Dodurgalı İddialı Konuştu

Tepkiler Artarak Devam Ediyor

Zaman Gazetesi GES'i Sayfalarına Taşıdı

Cumhuriyet: Gerze İkiye Bölündü


Anket
İktidar Partisi Beklentilere Cevap Veriyor mu?

Evet (676)
Hayır (931)


Linkler

Nokta Ajans
Sinop TV
Nokta Bim

İzmariti Yere Atmaya Utandım.

Biz bilim adamı değiliz. Ben bir balıkçıyım. Çocukluğumuzdan beri bu bölgede çalıştığımız için konu bizi yakından ilgilendiriyordu. onun İçin Gittim İnceledim Ve Şuan Santral Gerçeğini Biliyorum

No Data
Bu habere oy ver !

 ( 1 )
İzmariti Yere Atmaya Utandım.
09.03.2010   0:33

Mehmet Ali Sayar (Balıkçı) Büyük Teknelerde Reislik yaptığını belirten Sayar, ‘bölgemize Termik Santral yapılacağını buralarda kül, koku olacağını düşündüğünü’ dile getirdi.

 

Sayar konuşmasına şu şekilde devam etti “Biz bilim adamı değiliz. Ben bir balıkçıyım. Çocukluğumuzdan beri bu bölgede çalıştığımız için konu bizi yakından ilgilendiriyordu.

 

Termik Santral istihdam sağlayacak mı, balıkçılık etkilenecek mi düşüncesiyle en önemlisi de Gerze tozdan dumandan etkilenecek mi konusunda bende bilgilenme kanaati hâsıl oldu. Malum Gerze’de işsizlik sorunu da gözle görülmekte.

 

Gerze’de bazı söylentiler vardı. Termik Santralde az insan çalışacağına ve balıkçılığı çevreyi kötü noktada etkileyeceğine dair. Bunun için gidip görmek istedim.

 

Ben orada çevrede herhangi bir toz görmedim.

 

Etrafta her hangi bir toz bulutu görünmese de acaba parmaklarımız toz olacak mı gibisinden yollarda ki arabaların üzerine elimizi sürüyorduk

 

Yumurtalık ta ki bu santralin 2004 den bu yana aktif çalıştığını çevreye, insana zararı olabileceğini düşündük ama gözle görülen her hangi bir şey görmedik.

 

Ne sahilde ne çevrede bir şey yoktu.

 

Ben, orada 20 yıldır çalışan, balıkçılık yapan Gerze’li bir arkadaşımı aradım.

 

Konuyla ilgili sorular sordum. Orada şöyle bir problem olmuş. Mauna yardımı ile gemi boşaltılırken denize kömür tozu döküldüğünü, bu da dip zemininde kömür tabakası oluşturduğunu, bunun da bir miktar balığı etkilemiş olduğunu söyledi.

 

Fakat bizim projemizde mauna ile değil de limana rampa olacağını kömür transferinin bantlarla olacağı için burada kirlilik olmayacağını, şuana kadar isken ile ilgili tek kötü düşüncenin olmadığını söyledi.

 

Atık sahasında organik tarımın dahi yapıldığını, portakal bahçelerini gördüm. Hatta portakal ağacı yapraklarında toz kontrolü yaptım. Yaprakları elledim her hangi bir toz görmedim.

 

Ben Gerze’de sigarayı sokağa atardım, orada sigara izmaritini yere atmaya utandım. Çünkü her taraf temizdi.

 

Ben diyorum ki bilmeden görmeden karşı duruş sergilemektense, gidilip oralar görülsün sorulsun ondan sonra beraberce karar verilsin.

 

Not: Röportaj esnasında Mehmet Ali Sayar,  kendi isteği üzerine ağzından çıkan her bir kelimenin, cümlenin değiştirilmeden aynı şekilde yayınlanmasını istemiştir.

 

Yorumlar (5)
   
geçmiş tecrübe

gerzeli arkadaşım hatırlarmısın bilmem. yaşını tahmin ettiğimde senin de hatırlaman kazım. özellikle tütün ekimi sırasında ve diğer bazı tarım ürünlerinde yüksek verim almak için kimysal gübre kullanımı bir zamanlar oldukça teşvik edildi. bazı kimseler bu kimyasalalrın toprağı yoracağını ve kalitesini düşüreceğini söyledi. kimse o sesleri dikkate almadı ve biraz daha fazla verim ve para uğruna topraklarımız heba edildi. şimdi revaçta olan organik tarım. ama en az 15-20 yıl öncesinden toprağa kimyasal gübre girmemiş olan yerlerde yapılabiliyor. ne olduğunu anladın mı? o zaman revaçta olan bu gün sermayemizin sonunu getirdi. işte termik işi de böle, bir kez deniz, toprak veya flora etkilendimi geri dönüşü yok. bi de böyle bak. zagora/57

   
BENCE SEN BUNLZRI OKU

Sugözü Termik Santralinden İzlenimler: “Biz yandık siz yanmayın!” • …Buraya adını veren (santralin) hemen 2 km kuzeyindeki Sugözü Köyü’ne gittik. Bağlantı yolu toprak ve muhtemelen kışın araçla girmek mümkün olmaz. Yol için söz verilmiş ama 3 yıldır yapılmamış. Sugözü Köyü sakinleri, kimliğimizi öğrenene kadar santral aleyhine tek kelime etmediler. Karasu’ya benzerinin kurulmak istendiğini söylediğimizde, küçük çaplı eleştirilere başladılar. İnşaat sırasında çalıştırılan köylülere, iş bitiminde ‘herkes yoluna’ denilmiş. Şu an santralde Sugözü’nden işçi yok gibi. Kısaca verilen sözler yerine getirilmemiş. Tüm köy halkı bir hayli kırgın ve üzgün… Özellikle, havanın kirlilik değerlerini öğrenmek için yaptıkları başvurulara yanıt verilmemesi dolayısıyla tedirginler. • İkinci durağımız santralin 4 km doğusunda bulunan Gölovası Köyü… Köy muhtarının karşılamasıyla çevremizi saran köylüler eleştirilerini ardı ardına sıralıyorlar. İşte aklımızda kalanlar: “Bir kere iki yıl içerisinde tüm akasya ağaçlarımız kurudu. İş sözü vermişlerdi, sözlerinde durmadılar. Okula, camiye ufak tefek yardımlar yaptılar. Bazen erzak dağıttılar. Bunu yaparken de kamerayla, fotoğraf makinesiyle çekim yaptılar. Tabi reklama dönük olarak… Santralle birlikte kanser vakaları iki, hatta üç katına çıktı”. • Gölovası balıkçılarının yanına, iskeleye iniyoruz. 50 kadar balıkçı zehir zemberek. Öfke dalgası sarmış her yanı. Birbirinin sözünün arasına girerek anlatıyorlar: “Eskiden deniz yüzeyi milyonlarca yavru balıkla kaynardı. Şimdi yok oldu. Balık nesli tükendi sanki. Hem BOTAŞ’ın hem de termik santralin platformlarına yaklaşmak yasak. Sahil Güvenlik tarafından ceza kesiliyor. En azı 2 bin YTL”. …Ayrılırken balıkçıların lideri konumunda olanı arkamızdan sesleniyor: “Biz yandık siz yanmayın!..” Yalanlara Kanma! Termik Santrale Hayır!

   
SEN ANADULU GRUBUNUN TERMİĞİMİSİN

alıkçılar, termik santrale savaş açtı Balıkçılar, geçtiğimiz yıllarda teknelerle eylem yaparak termik santralin çevreye verdiği zararı protesto etmişti. Sugözü Termik Santrali`ne karşı balıkçıların açtığı davaya katılım artıyor. Haylazlı köyü balıkçılarının açtığı davaya tesisin yanı başındaki Gölovası köyü balıkçıları da katıldı. Davacılar, santralin baca ve su deşarj hattı boyunun kısa olması sebebiyle çevreye zarar verdiğini öne sürüyor. Ayrıca, santrale soğutma suyu çeken 12 metre derinlikteki borularda engelleme sistemi olmadığı için çok sayıda deniz canlısının telef olduğunu savunuyor. Geçen yıl 73 balıkçı, termik santralin kapatılması için Adana Valiliği`ne başvurdu. Bu talepleri geri çevrilen balıkçılar, Adana İdare Mahkemesi`nde idari işlemin iptal edilerek Sugözü Termik Santrali`nin kapatılması talepli dava açtı. Geçen zaman içinde termik santralin çevreye verdiği zarardan etkilenen Su Ürünleri Kooperatifi üyesi 42 balıkçı daha bu davaya katılma kararı aldı. Yürürlükteki çevre mevzuatına göre deniz seviyesinden itibaren 222 metre olması gereken santralin baca yüksekliğinin 150 metre olduğunu belirten Avukat İsmail Hakkı Atal şunlaır söyledi: "Termik santral deşarj boruları vasıtasıyla her gün 5 milyon 313 bin 600 litre denizden su çekmekte ve geri deşarj etmektedir. Deşarj boruları vasıtasıyla denize geri verilen sıcak su nedeniyle Yumurtalık Körfezi`nde deniz suyu sıcaklığı yükselmekte ve deniz ekosistemi tahrip olmakta, balık türleri yok olmaktadır." Atal, termik santral bacasından çıkan gazların, denizden esen meltemle Osmaniye ve İskenderun`a kadar ulaşarak Çukurova`nın tamamına zarar verdiğini iddia etti. Gürhan Savgı, Ankara

   
gerzeli09

...............Bu yazıyı kaydettim.Eğer bu santral kurulursa ve bir sorun cıkarsa suçlayacagım kişi siz ve santral yanlısı haber yapan ...... gerzenin sesi çalışanlarıdır. Not: Herkes Kendi Düşüncesini özgürce ifade etmekte serbesttir. Burada Kimsenin Kimseye Hakaret Etme Hakkı Yoktur. Şayet Düşünceni Mertçe Söylemek İstiyorsan Adını Soyadını ve Telefonunu Yaz ki Yorumunu onaylayayım. Editör...

   


Sen bu memleketin balığı ile hayatını sürdürdün, geçiimi denizden sağladın, Anadolu grubunun tavına, yalanlarına kanarak en önemlisi de çocuklarının geleceğini kömür karasına boğarak konuşuyorsun. Günü kurtarmak geleceği korumaktan çok kolay değilmi ..................? Gerzeyi, Gerz eliyi düşünmüyorsun, çocuklarını düşün bari. Ben sugözüyle bağlantılı bir termik karkşıtıyım. Anadolu grubu insanları konuşturtmuyor. Sen bugün konuşuyorsun ama yarın konuşmak istediğinde konuşdurtmayacaklar. Halk çok tepkili. Güneşenerjisinin panellerini ertesi günü silmek zorunda kalıyormuş halk. Yoksa silmezlerse ısı olmuyormuş. Sana ...........olsun, seni destekleyenlere de.

No Data

Çok Okunanlar


Dünden Kalanlar

FAHRİ ALKAN'A TAHLİYE




E-Mail | Editöre Yaz | İletişim
Nokta Ajans Web Çözümleri
© 2010 Her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.