Mehmet Ali Sayar (Balıkçı) Büyük Teknelerde Reislik yaptığını belirten Sayar, ‘bölgemize Termik Santral yapılacağını buralarda kül, koku olacağını düşündüğünü’ dile getirdi.
Sayar konuşmasına şu şekilde devam etti “Biz bilim adamı değiliz. Ben bir balıkçıyım. Çocukluğumuzdan beri bu bölgede çalıştığımız için konu bizi yakından ilgilendiriyordu.
Termik Santral istihdam sağlayacak mı, balıkçılık etkilenecek mi düşüncesiyle en önemlisi de Gerze tozdan dumandan etkilenecek mi konusunda bende bilgilenme kanaati hâsıl oldu. Malum Gerze’de işsizlik sorunu da gözle görülmekte.
Gerze’de bazı söylentiler vardı. Termik Santralde az insan çalışacağına ve balıkçılığı çevreyi kötü noktada etkileyeceğine dair. Bunun için gidip görmek istedim.
Ben orada çevrede herhangi bir toz görmedim.
Etrafta her hangi bir toz bulutu görünmese de acaba parmaklarımız toz olacak mı gibisinden yollarda ki arabaların üzerine elimizi sürüyorduk
Yumurtalık ta ki bu santralin 2004 den bu yana aktif çalıştığını çevreye, insana zararı olabileceğini düşündük ama gözle görülen her hangi bir şey görmedik.
Ne sahilde ne çevrede bir şey yoktu.
Ben, orada 20 yıldır çalışan, balıkçılık yapan Gerze’li bir arkadaşımı aradım.
Konuyla ilgili sorular sordum. Orada şöyle bir problem olmuş. Mauna yardımı ile gemi boşaltılırken denize kömür tozu döküldüğünü, bu da dip zemininde kömür tabakası oluşturduğunu, bunun da bir miktar balığı etkilemiş olduğunu söyledi.
Fakat bizim projemizde mauna ile değil de limana rampa olacağını kömür transferinin bantlarla olacağı için burada kirlilik olmayacağını, şuana kadar isken ile ilgili tek kötü düşüncenin olmadığını söyledi.
Atık sahasında organik tarımın dahi yapıldığını, portakal bahçelerini gördüm. Hatta portakal ağacı yapraklarında toz kontrolü yaptım. Yaprakları elledim her hangi bir toz görmedim.
Ben Gerze’de sigarayı sokağa atardım, orada sigara izmaritini yere atmaya utandım. Çünkü her taraf temizdi.
Ben diyorum ki bilmeden görmeden karşı duruş sergilemektense, gidilip oralar görülsün sorulsun ondan sonra beraberce karar verilsin.
Not: Röportaj esnasında Mehmet Ali Sayar, kendi isteği üzerine ağzından çıkan her bir kelimenin, cümlenin değiştirilmeden aynı şekilde yayınlanmasını istemiştir.