
Gerze İlçe Müftülüğünün düzenlemiş olduğu Kuran’ın Nüzulünün 1400.ci yılı münasebetiyle “Kuran’ı Anlamak Konulu Konferans” Belediye Kültür Sarayında gerçekleştirildi.
Konferansın açılış konuşmasını yapan Gerze Müftüsü Ömer Yay „2010 yılı Kuran’ın Allah’ın resulüne vahi edilmeye başlanmasının 1400 yılıdır.
Bundan dolayı Diyanet işleri Başkanlığımız 2010 yılını Kuran yılı ilan etmiştir. Bizde Gerze Müftülüğü olarak bu konferansla Kuran’ı anlatmaya çalışacağız.
Yüce Kitabımızın Nazil olmaya başladığı ilk andan itibaren insanlığı okumaya, düşünmeye, aklıselim ile hareket etmeye kısaca insanoğlunu doğru olanı benimsemeye sevk eder.
Kuran inancı ibadetle ahlakla bütünleşerek hayatımıza rehber olmakta, tüm insanlığı hak ve hukuka çağırmaktadır. Kuran’ı Kerim bizlere yük ve sıkıntı olsun diye değil hakikati bulmaya, ümit vermeye, huzur ve mutluluk kazandırmak üzere öğüt ve rahmet olsun diye gönderilmiştir.
Kuran’ın hikmet dolu mana ufkunda rahmet ve bereketi yakalamaya çalışmak, onu okumak anlamak ve yaşamak insanoğlunun dünya ve ahiret mutluluğunu kazanmasına ve kurtuluşa ermesinin yegâne gayesidir. Bundan dolayı kuran rahmettir, şifadır, aydınlıktır, berekettir.” Diyerek konuşmasını sonlandırdı.
19 Mayıs Üniversitesi ilahiyat Fakültesi hocalarından Doç. Dr. Hayrettin Öztürk salonu hınca hınç dolduran kalabalığa seslendi.
Kuran’ı Kerim okuyarak sohbete başlayan Hayrettin Öztürk kendisini dinlemeye gelen dinleyicilere “Peygamber Efendimizin Ahlakı ve Kuran’ı Anlamak” üzerine konferans verdi.
Kuran bir öğüttür nasihat tır, dinleyen ve isteyen ondan öğüt alabilir. Diyerek konuşmasına başladı.
Allah kimdir diye veyahut Allahın zatı hakkında düşünmek insan şirke getirir. Şayet biz Allah’ı bir şeye benzetebilseydik Allah olmazdı veya Allah’ı beğenmeyen insanlar çıkacaktı
Çünkü görünen hakkında yorumlar olacaktı, görünen şey Allah olamaz. İki sure Ayet el Kürsü ve İhlâs Allahın kim olduğunu bizlere verir.
Allah tekdir onun başka ve eşi benzeri yoktur. O her şeyi görür ve duyar. Allah yok olan bir şeyi yoktan var eder veya var olanı yok eder ama insan vardan yok edemez yoktan da var edemez çünkü insanın iradesi cüzidir. Yerde ve göklerde ne varsa onundur.
Hiçbir insan veya peygamberin şefaat etme yetkisi yoktur. Hesapta, sıratta ve mizanda doğru olan insan şerefli insandır.
Bir kişi İnsanlara, bütün canlılara iyiliği yardımı var mıdır yok mudur, Allaha ibadeti var mıdır yok mudur, Allahın dediğini yapıyor mu yapmıyor mu? İşte bütün bunlara dikkat eden kişi şerefli insandır.
Şefaatin kaynağı ise Allah’tır. Peygamberi aracı kılmıştır. Siz kimseye güvenmeyin siz sadece imanınıza güvenin. Yeri ve göğü koruması için Allah melekleri yarattı. Allahın adının anlatıldığı yerde melekler vardır
İlim sohbeti çok önemlidir. Bir söz vardır olabiliyorsanız âlim olun, âlim olamıyorsanız talebe olun, talebe olamıyorsanız sevenlerden olun, sevenlerden de olamıyorsanız dinleyenlerden olunuz. Dinleyende olamazsanız inanın helak olursunuz.
Cennete gitmenin ise üç temel yolu vardır.
- Farz ibadetleri yerine getirerek yani İslam’ın 5 şartını yerine getirmek
- Allah neyi yasaklıyorsa ondan uzak durun. Haramlardan kaçının, onlardan uzak durun
- Helal lokma yemek” Bunu yapan herkes cennete gider” dedi.
Konuşmasının son kısmında aile hayatına eşler arasındaki ilişkilere değinen Doç. Dr. Hayrettin Öztürk ailede ki huzur güvene ve yardımlaşmaya dayandığını, iyi bir nesilin sağlıklı ailelerden oluştuğunu belirterek ailenin önemine vurgu yaptı.