unutacağım seni,unutursam bu şiirleri
eylüldü ve yağıyordu
senin şemsiyen yoktu benimse beş param
olsa, olsa bir kahveye atardım kendimi
hem böylesi ıslanmazdım hem sen...sen...
her sen dediğimde neden böyle kekeme yüreğim
yine böyle yarım kalmıştı dilimdeki şiir
yok yok son mısrasında idim zaten
eğer bir mısrası daha olsa idi şiirin fark etmeyecektim seni
eğer cebimde beş param olsa idi yada o şiir bir mısra daha uzun
şimdi bekliyor olmayacaktım
yok yok gelip bulacaktın sen beni o kahve köşesinde
sıcak demli çayımı içerken sokulup kahvenin tentesinin altına camın önünde öyle dikilecektin
kahve camının buğusuna inat giydiğin kırmızı
düşlerime sokulacaktı gözlerindeki ela ile
oysa bir gazete ya da bir dergi olsa idi elimde fark etmeyecektim seni
sen biraz bekleyip dinince yağmur uzaklaşacaktın muhakkak
eğer elimde bir gazete olsa idi yada sen yağmurdan böylesi korkmasaydın
şimdi ağlıyor olmayacaktım
yok, yok bunun kaçışı girecektin hayatıma
cebimde beş para olsaydı da
yahut o şiir biraz daha uzun yada elimde bir gazete
yada olsaydın sen yağmura aldırmayan bir kadın
sahi neden şemsiyen yoktu senin ?
o gün yağacaktı besbelli
ya o yağmur yağmasa idi hiç
seni sevmememe birkaç ihtimal olmalıydı
hım hatırladım o şiiri
cemal süreya
“iki çay söylemiştik orda, biri açık,
keşke yalnız bunun için sevseydim seni”
şimdi bu şiiri bir tek sen bilmeyeceksin
hem bu kez baş harfleriyle ismini yazmadım
yazmadım ismini
“L” harfinden kelimelerin seyrekliği kadar seyrelmedi bu kez satır aralarım
seni bu kez şiire yazmadım
bu şiir sana yazıldı
ama bir tek sen bilmeyeceksin
ve artık eylülde yağmıyor buralara
yine de inadına hep bir çay parası zulamda
anla işte
“aklımdan çıkmıyorsun dedim
başka türlüsünü yorgunum anlatmaya”
cahit zarifoğlu
ah unutacağım seni şu şiirleri unutsam…
hikmetgulgonul@hotmail.com