Gerze Haber

Ana Sayfam Yap | Favorilere Ekle | Künye | İletişim | Üyelik | Sondakika Ekle
Ana Sayfa
Güncel
Yerel
Siyaset
Ekonomi
Çevre
Spor
Saglik
Egitim
Video Günlügü
Günün Özeti
Arşiv

Sinop'un Vitrini
Ramazan  Osma
HAYDİ! EL ELE
Sinop'un Vitrini
Fatih  Uysal
Referanduma Sayılı Günler Kala
Sinop'un Vitrini
Fatih  Arslan
SANAT, HOŞGÖRÜDÜR; FARKLILIKLARIN ÇİMENTOSUDUR
Sinop'un Vitrini
Hikmet  Gülgönül
bir pırıltı var hala
Sinop'un Vitrini
Celal  Özgür
GÖZLER BAHARI SÜZERKEN
Yorum Hattı

Anket
İktidar Partisi Beklentilere Cevap Veriyor mu?

Evet (669)
Hayır (921)

Hikmet Gülgönül
 
18.06.2010

No Data
Bu yazıya oy ver !

 ( 10 )
bir pırıltı var hala

ne zaman sokulmuştu bu dizeler ömrüme hiç çıkmamacasına...

nasıl bir şairanelik, nasıl bir bağışlanma dileği bu kadar samimi olabilir di ki?

bir regaip kandili akşamında yazarken bunları

ben de diyebilmek isterdim yüreğimin en derin yerinden

 

“seçkin

bir kimse değilim

ismimin baş harfleri acz tutuyor

bağışlamanı dilerim

 

sana zorsa bırak yanayım

kolaysa esirgeme”

 

türk edebiyat tarihinin günce dalında belki de en eşsiz eserine başlarken

“ne çok acı var” diyebilecek kadar cesur

düştümse sana bakarken düştüm” diyebilecek kadar umarsız

sonra nedense pişman mı olup acıya böylesi tutkunluğuna

ne vardı acıyı böylesine sevecek” diyecek kadar yorgun

ama yoktur işte çaresi yalnızlığın

ve yalnızlık bilmem kaçıncı kez anlatılırken

böyle gerçekçi ve yalın gelmemişti hiç bana

 

ah şu yalnızlık

kemik gibi

ne yana dönsen batar

 

ya şu dizeler

aklımdan çıkmıyorsun dedim

başka türlüsünü yorgunum anlatmaya

delice bir kıskançlığa götürür benim gibi sınıfsız bir şairden öte usta şairleri bile

 

kimden mi bahsediyorum

 

orası neresi

burası bir adam” diyen bir adamdan

 

abdurahman cahit zarifoğlu

 

evet

evet hatırladım

küçük basit şeyler

yetiyor kederlenmeye

ya mutluluğa ?

 

abdurrahman cahit zarifoğlu, adının baş harfleri acz tutan bu şair 7 haziran 1987 de öldüğünde 47 yaşında idi henüz.. 

 

kırk yıl
ve yedi yıl
kimse senin kadar yakıştıramadı
gurup rengi bir fular gibi
boynuna ölümü

 

diye seslenmişti arkasından adaşı koca şair cahit koytak...

 

niye mi şimdi bu yazı

bu iki şairi belki de hiç duymayanlar için

en azından bir kaç kişi karıştırsın şiirlerini diye

 

ama en önemlisi 

 

yıl 1962

 

zarifoğlu o dönem paris’te bulunan cemal süreya’ya bir mektup yazar... (ki farklı dünya görüşleri olan iki insan ve tanışıklıkları yoktur o dönem) ve der ki;

-          istanbul’a döndüğünüzde sizinle ev tutup birlikte oturabilir miyiz?

 

evet şiir di onları bir araya getiren ve belki de henüz tohumları atılmamıştı bu topraklara ayrılıkların, erdemsizliklerin..

 

biraz bahar gerekiyor allahım ben hiç iyi değilim

biraz çağla birkaç erguvan gerekiyor

 

ikinci bir pırıltı var senin bakışlarında
keşke yalnız bunun için sevseydim seni.” cemal süreya

 

ikinci bir pırıltı var hala...

 

(bir daha ki sefere de cahit koytak’la devam ederiz inşallah şiir yolculuğuna)

(mutlaka okunması gereken kitap; cahit zarifoğlu - yaşamak )

Bu yazı toplam 4403 defa okunmuştur.

Yorumlar (3)
  06.09.2010 14:42:00
uzaklardan....

bir pırıltı var mı hala.....

  06.09.2010 11:04:00


Duru ve samimi ifadeler,pasajlarda kullandığın abartısız dil yazılarına ayrı bir soluk,farklı bir tat getiriyor. TEBRİK EDERİM.

  06.09.2010 20:15:00
YALNIZ DEĞİLSİNİZ

Sevgili Hikmet;Yalnız değilsin.ortada bekliyorum.Ama gelmiyorsun.Yalnızlığın kemikleşmesin.Acı çekmeni istemem! DKCİ

No Data

Çok Okunanlar

Aydınlık Türkiye İçin EVET

İskele'de Kadir Gecesi Kutlandı




E-Mail | Editöre Yaz | İletişim
GkNscripts Hazır Web Çözümleri
© 2010 Her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.