Gerze Haber

Ana Sayfam Yap | Favorilere Ekle | Künye | İletişim | Üyelik | Sondakika Ekle
Ana Sayfa
Güncel
Yerel
Siyaset
Ekonomi
Çevre
Spor
Saglik
Egitim
Video Günlügü
Günün Özeti
Arşiv

Sinop'un Vitrini
Ramazan  Osma
HAYDİ! EL ELE
Sinop'un Vitrini
Fatih  Uysal
Referanduma Sayılı Günler Kala
Sinop'un Vitrini
Fatih  Arslan
SANAT, HOŞGÖRÜDÜR; FARKLILIKLARIN ÇİMENTOSUDUR
Sinop'un Vitrini
Hikmet  Gülgönül
bir pırıltı var hala
Sinop'un Vitrini
Celal  Özgür
GÖZLER BAHARI SÜZERKEN
Yorum Hattı

Anket
İktidar Partisi Beklentilere Cevap Veriyor mu?

Evet (676)
Hayır (931)

Celal Özgür
 
27.01.2010

No Data
Bu yazıya oy ver !

 ( 8 )
Görebildikleimiz

Bir sabah, işe gitmek için evimizden çıktığımzda etrafta görebildiklerimizi bir saymaya kalksak neler sayabiliriz. Bu durumu hem az nüfuslu, hem de daha kalabalık ve kozmopolit bir şehir için sıralamaya kalksak neler karşımıza çıkar.

Varlık aleminin hiç şüphesiz en şerefli bireyi olan insan; Yaptıklarını, gördüklerini, yaşadıklarını, geçmişini ve geleceğini düşünen ve düşündüklerini hayata aktarabilen bir varlıktır. Hayata dair yapmak istedikleri hiçbir zaman bitmek tükenmek bilmez ve hedefine neyi koyması gerektiğini de bilemez çoğu zaman. O, dünya hayatının uzun bir dönem olduğunu, hiç bitmeyeceğini düşünür dalar gider hülya alemine. Kafasında bitmez tükenmez planlar, programlar, işler hep birer yumak olmuştur. Etrafına bakamaz duruma düşer çoğu zaman. Bazen bakar ama hiç görmez olup biteni. Yanından geçip gittiği insanları bile göremez hale gelir çoğu zaman. Neden böyledir? Bu bir çıkmazın içine saplanmak değil midir? Bu çıkmazın bir çıkış yolu olmalı değil mi? Bu çıkmaz gibi görünen olayların hepsinin çıkış yolu tabi ki vardır. Kafasını kuma sokmayan, hayatın her safhasında yarının işerine ve taleplerine bu günden hazılanan ve bunu da önemseyenler için çıkmazlar peynir ekmek yeme kolaylığına indirgenecek bir hal alır. Fakat bunun şartı; Okumak, düşünmek, planlamak ve uygulamak. Bu şartların sırasına uyulmadığında sistem başa döner ve kendisini çıkmazların, açmazların içerisine atar.

Biz ilk paragrafa dönecek olursak nedir etrafa baktığımızda görebildiklerimiz. Evden kendisini erkenden işçi kahvesine atmış belki cebinde bir çay parası bile olmayan insanları hiç düşündük mü? çorbacının önünden geçerken canı sıcacık çorba içmek isteyen ama bir şekilde ona para ayıramayan veya o parayı bulamayan bir kişinin içine düştüğü buhranı gördünüz mü? çantasını alıp evden ayrılan, unlu mamuller yapan bir fırının önünden geçerken burnuna simit, poğaça v.s. kokusu gelen ve bunları almaya cebinde harçlığı olmayan öğrenciyi görebildiniz mi? Gecenin soğuğunda, yağmurunda bazen de tipisinde sokakta yaşamak zorunda kalmış bir delikanlının yüzündeki çizgilere bakabildiniz mi? Bir çok ailenin çocuğunu okula yollarken başını okşayıp, cebine harçlığını koyup, yanağına da bir buse kondurduktan sonra “-Allah zihin açıklığı versin yavrum” derken bunların hiçbirine rastlamamış bir çocuğun gözyaşlarını hiç silebildik mi? Ailesinden göremediğı sevgiyi önceden hiç tanımadığı insanlarla arkadaş olmak suretiyle bulmaya çalışan ve sonunda da uyuşturucu batağına saplanıp krize giren bir kız çocuðunun düştüğü durumu gördük mü? Kaldırımları, yolları, sokakları çoðu zaman kendilerine göre planlanmayan; Bir özürlünün yürürken, karşıdan karşıya geçerken veya işine giderken düştüğü durumu hiç tefekkür edebildik mi? Arkadaşları tarafından elbisesinin eskiliğiyle veya kalitesizliğiyle horlanan, ayıplanan bir gencin içinde kopan fırtınalar size hiç çarptı mı?

Uzayıp giden tefekkür tabloları. Bununla beraber sayısız şükür vesileleri. Bu tabloları görebiliyor muyuz? Yoksa sadece gördüğümüzü mü sanıyoruz. Bakmakla görmek arasında hangi farklar vardır. Bunun anlaşılmasını sağlayacak çok örnek vardır aslında. Ama insanoðlu yaşadığı toplumda bu manzaralara baka baka göremez hale geliyor. Sağlığın önemini vurgulayan ağır tonajlı bir sözle devam edelim.

Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi

Olmaya devlet cihanda bir nefes sýhhat gibi (Muhibbi)

Bu sözün derinliğini anlamak için bir organımızı kaybetmemiz gerekmiyor. Sadece etrafımıza bakıp baktıklarımızı görmemiz ve birazda üzerinde düşünmemiz yeterli olabilir. Fakat okuma ve düşünme konusunda yaya kaldığımız için tefekkür de literatürümüzden çıktı gitti. Ama bu kaybın çaresini bulabilecek yeni bir nesil doğacak, doğuyor. Okuyan; hadiselere hikmetle bakan, düşünen ve düşüncelerini hayata aktarabilen. Denebilir ki – Sadece düşünmek çözüm olur mu? Okumak düþünmenin altyapısını oluşturduğu gibi düşünmekte icranın alt yapısını oluşturur. Konfüçyüs der ki “Düşünmeden öğrenmek faydasız öğrenmeden düşünmek tehlikelidir”. öğrenmenin en temelinde de okumak olduğu için okumadan bir yeniliğin, icadın veya fikrin oluşması pek mümkün değildir. Fikir işçilerinin eserlerinde bunu açık ve net görmek mümkündür.

Bir hikayecikle bitirecek olursak günün birinde bir zat Hızır’ (AS) ı çok merak eder. Bunu kendisine dert edinir. Bir gün yolda yürürken karşısına çıkan ihtiyar, pir-i fani bir amcadan dua istemeye karar verir. Der ki – Amca ben Hızır’ı çok merak ediyorum, bana dua et Hızır’ı göreyim. Karşında ki zat da eliyle hem onu hem de kendisini işaret ederek – Evladım inşallah sen Hızır’ ı böyle görürsün der. Ama hemen ikinci fasla geçer. – Bak evladım Hızır öyle birisidir ki yerden taşı alır un ufak edebilir der. Bir taraftan da bunu uygular. – Böyle birisini görürsen o Hızır’dır der ve yanından ayrılır. Adam da –inşallah amca inşallah diyerek dua edildiğini düşünür ve duanın gerçekleşeceğini beklemeye koyulur. Oysa Hızır karşısında durmaktadır. işte bakmak ve görmek arasında fark vardır ve bu farkın kapanmasının reçetesi de okumak ve görmek için bakmaktan geçer.

Ne mutlu bakıp görebilenlere.

Sağlıkla kalın efendim.

Celal öZGüR

Bu yazı toplam 4331 defa okunmuştur.

Yorumlar (2)
  10.09.2010 16:01:00
SAĞOLASIN HOCAM

Çok Sevgili Hocam, Yazımız için teveccühte bulunmuşsunuz. Çok teşekkür ederim. Güzel gören güzel düşünür güzel düşünen hayatından lezzet alır. Bende sizlerin yazılarını ciddiyetle takip ediyorum. Muhabbetle kalın efendim. Celal ÖZGÜR

  10.09.2010 01:14:00
TEBRİK

GÜZEL BİR YAZI, SEVGİLİ CELAL AĞABEY SİZİ TEBRİK VE TAKDİR EDİYorUM YAZILARINIZIN DEVAMINI BEKLİYorUM ESEN KALIN MUTLU KALIN( RAMAZAN OSMA )

No Data

Çok Okunanlar




E-Mail | Editöre Yaz | İletişim
GkNscripts Hazır Web Çözümleri
© 2010 Her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.